06 November 2007

Umudunu Geri Kazandığı Anda


Umudunu geri kazandığı anda kalbi tekrar konuşuyor insanın... Gözlerini açıyor, kirpikleri ağır ağır kalkan bir edayla yerinden oynuyor ve yeni doğmuş bir bebek gibi izliyor etrafını..

Kısık ve görmek istemeyerek bakan grileşmiş ruh halini çıkartıyor; makineye atıyor; Beyaz programda, 90 derecede yıkıyor... Tertemiz çıkan kostümü tekrar giyeceğini bilerek ama bir daha giymeyeceğini düşünerek askıya asıyor..

Ve gün geliyor, umudun üzerine sıçrayan bir çamurla tekrar üzerini değiştirmeye ihtiyaç duyuyor insan ve onun da kirleneceğini bile bile giyiyor tertemiz kostümünü ve tekrar sıçrayabilecek çamurun güvensizliği ve kostüm yedeksizliği ile yavaş yavaş susuyor kalbi..

Bu durumda kirlenmek cidden Omo'nun dediği gibi güzel midir? Sanırım bir çok kostüm seni hayata bağlamıyorsa değildir..

9 comments:

Anonymous said...

Kirlenmek güzeldir ama bir şartla, öyle kendi kendine olacak, bir başkası kirlettiyle kırılıyor insan ve üzülüyor. Hemen olmasa da kendine ilk geldiğinde gardrobundan yeni elbisesini giyiyor ve aslında bu dünyaya hepiniz çıplak gelmedik mi? O yüzden yeni elbiseler hep vardır. Bir yerlerde, yanıbaşımızda, biraz ötede ya da bakmak istemediğimiz yönde.. Ama mutlaka vardır.

Selin said...

Güzel yorum için teşekkürler..

Anonymous said...

Dilerim öyle bir kostüm bulursun ki ömür boyu üzerine yapışır kalır, aslında bu seni rahatsız etmez ve zaten sen de hiç çıkarmak istemezsin.. Kirlenmeden, kirletilmeden,
(rica ederim)

dodo said...

var mı öyle bi kostüm?

Selin said...

Var:) ama yıkadım astım:)

dodo said...

yapma beee :(

alex mita said...

hoş bir blog...alex

alex mita said...

hoş bir blog...alex

diLék said...

ruhu kirlerden arındırabilmek...
kulağa hoş geliyor...
kimi insanların eminim çok daha fazla ihtiyacı var (;