24 February 2008
22 February 2008
Herkes Uyurken...
Türkiye'de herkes uyurken çalışan birileri var..
Atom mühendisi, bilim adamı, MIT ajanı filan olmalarını bekliyorsunuz ama değiller... Bunlar Reklam ve Medya Uzmanları
Hayatınızın ne kadar yoğun bir algısını kavradığını fark etmediğiniz reklamlar, TV'inize, Derginize, Radyonuza, Sokaktaki Panolara, Web sitelerine, MSN pencerenize düşene kadar , bir otomobil fabrikasının işleyişi kadar entregre bir süreçten geçiyor... Hem de Türkiye'de, az insanla çok iş yapmaya çalışarak...
Yeşil formaları giyen "Reklamveren" topu havaya atıyor, Kırmızı formaları giyen "Medya Uzmanları" topu yakalamaya çalışıyor..
Insan haklarının önemli olduğu ülkelerde, toplar 18:00 sularına kadar, oldukça yükseğe atılıyor; insan haklarının önemli olmadığı ülkelerde toplar her saatte ancak 1-2 metre havalanıyor..
Ve ben bugün kızgınım, topu gögüsüme atıp; tutamadın dedikleri için..
17 February 2008
Dinlemeyi Sevmeyen Dosta - Not

Burnunun dibindeyken, seni özledim diyememek ve bir günü daha yaşamayı ertelemek nedir biliyorum. Olmasını çok istediğin, olup olmayacağını öngörmeye enerjinin yetmediği, kalbinin sev dediği; mantığının dur dediği arada sıkışmış bir durum..
Belki de "arada sıkışmış" da doğru kelimeler değil çünkü bu hem sevip, hem de durarak yaşanan bir nevi dondurulmuş tüketim.. Ve aslında buzdolabi ile ocak arasında gidip gelirken tüketilmeden önce tükenen kendinsin..
O yüzden ya buzluk, ya ocak ama ikisinin arası değil...
Biliyorum cevap: Demesi kolay.. ve ben de katılıyorum; demesi kolay, bende olsam uygulayamazdım..
Sanırım şu an sadece başkasının duygularıyla yazı yazabiliyor muyum deneyerek Sezen Aksu'culuk oynuyorum.. En azından bu denemem için oku ama kendini dinle...
Sevgiler...
Gönderen
Selin
14
yorum
Etiketler: aklımdan geçenler
Kara Teslim
14 February 2008
Olan Olmuş

Olan olmuş, diyecek pek bir şey yok aslında: Ilk bakışta aşk...
Cidden ona karşı kalbimde bir yerde bir duygu oluştu..
Aşkıma onunla bir gece geçirmeyi bırak, azıcık yürümeyi bile teklif etmeyin, lakin bir miktar kıskanabilirim ama aşkımın familyasında akrabaları ile tanışmak isterseniz tıklayın...
11 February 2008
Valentine's Smoochie

Sevgililer günü ile ilgi hissiyatım budur. Embed linkini bulamadığım için videoyu ekleyemedim ama mutlaka izleyin!!!
10 February 2008
Estetik Yaptım

Değişikliğim geldi.. Kuaförüm pazar günü kapalı.. Bende blog'uma (makyaj diyemeyeceğim) estetik yaptım..
Önceki hali daha mı sıcaktı diye düşünüyorum ama değişikliğe o kadar ihtiyacım varmış ki, su anda umrumda değil.. Ama bu bembeyaz sayfa için buzzz diyorsanız; yorumlarınız itina ile incelenecek ve dikkate alınacaktır
Öküz Olmamak
Bekir Çoşkun'un Öküz Olmamak yazısını okudum az önce ve anlattığı video'yu izledim. Cidden muhteşem.. Insana hayatı değiştirme gücü veriyor.. Doğadan esinlenerek , politik bir strateji kurgulayabilirmiş insan, bugun bunu öğrendim.. Şimdi, ben de kalabalığımı arkama alıp; boynuzumu takip havaya atmak istiyorum bir iki kişiyi!!
24 January 2008
A.E.S Nedir? Teşhis | Tanı | Tedavi alttadır
Birazcık hastayım. Geçti zannnediyordum ama geçmemiş; belki de hiç bir zaman geçmeyecek. Bir hafta ; on gün kendini göstermese de; onbirinci gün nüksediyor.. Yalnız yaşayanlarda kendini gösteren A.E.S: Ailem Evde Sendromu olarak açıklanıyor.
A.E.D (Ailem Ev Dışında) durumunda iken ; özlemle çağrılan aile mensupları; eve katılımından bir süre sonra, yoğun bir mutluluk hissi ile sarıp sarmalanıp; iyi ki geldiler, la la la durumundan; aniden ters veya inişli çıkışlı bir ruh haline geçiyor. Dolapta bulunamayan kıyafetler; yerleri değiştirilen eşyalar; TV'den gelen dizi muzikleri veya LigTV sesleri; zamanlı zamansız "xx yer misin?" sorusu hastalığı tetikleyen unsurlar olarak değerlendiriliyor.
A.E.S geçiren hastalarda, etrafı yoksaymak için elektrik süpürgesi yapmak; uzun uzun saçlarını kurutmak; uzun uzun banyoda kalmak; gönüllü olarak fazladan mesai yapmak gibi ileri ve orta düzeyli anormallikler görülebiliyor.
A.E.Sendromunu gidermek için, A.E.D durumunda iken onları ne kadar özlediğinizi düşünmek; spor yapmak veya blog yazmak öneriliyor..
Bu durumda hastalığımı yarına atlatamazsam, sanırım spor yapmam gerekiyor..
Gönderen
Selin
5
yorum
Etiketler: aklımdan geçenler, yaşadım
22 January 2008
Dining in 2015
.jpg)
Bir plaza insanı olarak, hemen hemen her öğünü bir yandan calışırken, bir yandan yemek yemeğe uğraşarak geçiriyorum. Sanırım da bu yüzden, rastgele rastladığım resme takılıp kaldım. Fotografi gördüğüm blog'da buncağızlara "Dining in 2015" demişler ama bence "Dining since 2000" filan olmalılarmış... 
Kaşık; Çatal ve Bıçak kalemlere ,tasarımsal olarak bayılmakla beraber, kalemliğimin içinde olacaklarını düşünerek, temizliklerinden şüphe duydum ama yine de onları sevmeme olmadı. Zaten hiç kullanılamayacak bile olsa, o kadar çok şey anlatıyor ki; tasarımın fonksiyonelliğini umursamıyor insan..
Gönderen
Selin
1 yorum
Etiketler: aklımdan geçenler, tasarım
17 January 2008
Pudra Car

İçinden inmekten en çok utanacağım arabayı buldum! Pudra Car!!!
Pudra Car, kadınlara özel araç kiralama şirketiymiş. Kadınlara özel olması dolayısıyla pembe boyanmış BMW filosuna sahip! Garip rengi; siyah camları; beyaz kapı kolları ve beyaz cantları ile Pimp My Ride'daki araçlar da dahil olmak üzere, gördüğüm en kıro görüntü..
Bu kıro görüntüyü trafikte ilk gördüğümde, içinde Lerzan Mutlu veya benzer bir karakter olduğuna o kadar emindim ki ve kendimi teyit etmek için önümdeki araca çarpma riskini göze alarak ilerledim ama içini görecek kadar yaklaşamadım. Allahtan arkasına pudra car yazmışlardı da, Google sağolsun; aradım bulduk
Neden böyle bir araç kiralayacağımla ilgili sitede verilen açıklamadan da hiiiç tatmin olmadım; beni hiç yakalamadı.. "Neden Pudra Car?" anlayan veya ilgisini çeken varsa, neden ilgisini çekti bana da anlatsın nolur..
07 January 2008
Etys.com // El Yapımı Site
Tamam biraz abarttım; tabi ki el yapımı site değil; zaten o nasıl olur aklımda almıyor ama bu sitede; sitenin kendisi dışında her şey el yapımı sanırım. El yapımı dendiği zaman genelde zihnimde uyanan "kermes ürünleri" algımı tamamen değiştirecek güzellikte ürünler var. Türkiye'den eklenen ürünler bile Türkiye'de herhangi bir sitede gördüğüm ürünler değil; çok orjinaller. Dünyanın her yerinden gönderilmiş bir sürü var. Bak bak bitmiyor.. Ilk bol vakitiniz oldugunda www.etys.com 'a mutlaka göz atın!
WagS
Herkese şeker gülümsemeler atarken; bazı dişilere de diş bilemekten kendimizi alamıyoruz: -karşımızdakinin suçuna, sevimsizliğine; soğukluğuna; güzelliğine..vs vs göre- saçlarını çekmek; yüzünü boyamak; yumruk atmak; topuğunu kırmak;üzerine araba sürmek; itmek; vurmak; devirmek gibi vahşi güdülerimiz uyanabiliyor.. Pek etrafımda kimse bu güdülerle hareket etmese de; bunu güdüyü içimizde taşıdığımızı hepimiz biliyoruz ve bunu da artık blog'umdan resmi olarak itiraf ediyorum...çünkü bu güdünün banner'ını yapmışlar.. Hem de cok başarılı olmuş!!
Aynı formattaki banner'lar için Double Click'in beyan ettiği %9.50'de tıklanma ortalamasını; %45 tıklanma ile ezmiş geçmişler ve cidden hak etmişler!
Lütfen; Wag diğer Wag'ı yakarken; üzerine araba sürerken ve öbürünü iterken görebileceğiniz banner'ları izleyin..
Umarım benim kadar eğlenirsiniz..
Özel Not: Benim gibi daha önceden WAG nedir bilmeyenlere yapılan açıklama: That’s the Wives And Girlfriends of England’s footballer’s for those of you who don’t read Hello or OK magazine
29 December 2007
Mutlu Yillar

Bu yil agacin altina astigim dileklerde radikal bir degisiklik oldu... Onceki senelerde istedigim her seyi hala istemekle beraber, ayni zamanda kolay olsun istiyorum..
Yillardir zor seylere olan ilgim dolayisiyla bana bunu sunmaya aliskin olan Noel Baba, bir sure catida affallayacak ve yanlis yere geldi sanacak sanirim
O yuzden Sevgili Nobel Baba, ustune basarak soyluyorum: Kolay gelecek ask, para, basari, saglik, huzur ve mutluluk istiyorum..
Herkese mutlu yillar!!
Gönderen
Selin
0
yorum
Etiketler: aklımdan geçenler
14 December 2007
07 December 2007
Puzzle

Bütün puzzle tamamdır ama bir parça kayıptır.. Parça acaba nerededir? Kalp bu spekülasyonla çarpar durur; beyin onu durdur.. Kalp her kartonu o parça sanar; beyin yine bulamadın diye dalga geçer.. Kalp bulduğu kare kartonun köşeleri yuvarlasam buraya oturur der; beyin 2500 parçayı yerine oturttun bir parçayı da biraz daha ara, doğrusunu bul der.. Kalp mutsuz olur, beyin ciddiye alır.. Kalp bir ümit arar; beyin parçası eksik puzzle'ı kabullenir..
İşte Google'ı olmayan duygu dünyası bu şekilde aradıklarını bulamamak ve çelişki üzerinde yaşamak üzerine kuruludur..
Blog'u olan duygu dünyası, herkese seslenir.. Eksik parça aranıyor..
Blog'u olan beyin isyan eder.. Bu post'u sakın yayınlama..
Gönderen
Selin
1 yorum
Etiketler: aklımdan geçenler
29 November 2007
HP Personiva - Meşhur Oldum
Ben bir reklam oyuncusu oldum!!! Çiçekleri karavanın kapısına bırakın; Louboutin siparişlerimi aldırın; kuru temizlemeden siyah elbisem gelsin; jetimi hazırlatın; yemeği Paris'de yiyeceğim...
28 November 2007
Couture Elbisede Son Nokta: Style Shake
Internette renkleri değişen, tasarlanan çok şey gördüm ama hiç couture elbise tasarlamamıştım.. Hepsinden zevkli!!! Gerçekten almak istiyorsun!! US ve Western Europe shipping now available yazısı ile satınalma sürecine bakmadım bile ama çok keyifli bir site yapmışlar.. Genelde online'da yapılan güzel iş fikirlerini kıskanan biri olarak, kendimi denedim ama o kadar aklımın ucundan geçmeyecek bir e-ticaret fikri ki, sanırım kıskanamadım çünkü zaten aklıma gelse de -beni aşardı- yapmazdım..
Ama hem bu kadar kolay tasarlamaya ve değişiklik yapmaya bayıldım; hem de ayıp oluyor baskısı yaşamadan her rengi ve her modeli deneme suretiyle şımardım..
Bence hemen siz de şımarın!!
06 November 2007
Umudunu Geri Kazandığı Anda

Umudunu geri kazandığı anda kalbi tekrar konuşuyor insanın... Gözlerini açıyor, kirpikleri ağır ağır kalkan bir edayla yerinden oynuyor ve yeni doğmuş bir bebek gibi izliyor etrafını..
Kısık ve görmek istemeyerek bakan grileşmiş ruh halini çıkartıyor; makineye atıyor; Beyaz programda, 90 derecede yıkıyor... Tertemiz çıkan kostümü tekrar giyeceğini bilerek ama bir daha giymeyeceğini düşünerek askıya asıyor..
Ve gün geliyor, umudun üzerine sıçrayan bir çamurla tekrar üzerini değiştirmeye ihtiyaç duyuyor insan ve onun da kirleneceğini bile bile giyiyor tertemiz kostümünü ve tekrar sıçrayabilecek çamurun güvensizliği ve kostüm yedeksizliği ile yavaş yavaş susuyor kalbi..
Bu durumda kirlenmek cidden Omo'nun dediği gibi güzel midir? Sanırım bir çok kostüm seni hayata bağlamıyorsa değildir..
Gönderen
Selin
9
yorum
Etiketler: aklımdan geçenler


