Gurbet Mahallesinde

hayatı deniyorum... oynuyorum, dağıtıyorum, topluyorum, sunuyorum, siliyorum, öğreniyorum, geziyorum... Hayatımın html versiyonu... Gerçek hayatımda olduğu gibi bir konusu, hedefi yok.. Sadece kalbimi dinliyorum, bakalım ne anlatmak istiyor..
Gönderen
Selin
1 yorum
Gönderen
Selin
3
yorum
New York'da metrekareye dusen Turk sayisi, metrekareye dusen Amerikali sayisini gecmek uzere diye bir Zaytung haberi okusam cok yerinde olur.
Gercek degil ama bayramlarda New York'daki Turk sayisinda onemli bir artis oldugu kesin. Sokakta, metroda, parkta, dukkanlarda sık araklıklarla Turkce kelimeler duymak ve Turkiye'de yasayan arkadaslarla karsilasmak cok olasi.
Simdi toplum bilinci yuksek bir hareket yapip, memleketimden gelenleri biraz sehri bilir havaya sokmak icin bildiklerimi ; sevdiklerimi siralayacagim. "New York'a geliyorum, ay ne yapsam , ne yapsam?" diye dusunenler okusun ; okuduklarini yapanlar parmak kaldirsin, eve donunce begendiklerini bana yazsin.
Hazir misiniz, basliyorum...
Restaurant Favorilerim:
Marc Forgione - Tribeca
--Baked Oysters kesinlikle yenmeli, masa bulunamasa da yemek menusunu barda da servis ediyorlar
Minnetta Tavern - West Village
--Guzel bir et yemek istiyorsaniz cok guzel bir secim
Brasserrie Beaumarchais - Meatpacking
--Daha kotu bir yemege denk gelmedim. 10.30 gibi lokantadan party'e gecis yapiyor. Sessiz sakin yemek yemek istiyorsaniz erken rezervasyon yaparsaniz daha iyi olur.
Fig & Olive - Meatpacking
--Dana carpaccio'su cok guzel!
Bondst Sushi - Soho
--Baslangiclarindan Tuna Tarts cok guzel. Cig balik yiyebilenlere siddetle onerilir.
Tortilla Flats -Meatpacking
--Salas sayilabilecek bir Meksika lokantasi
Beauty & Essex - Lower East Side
-- Yemeklerinden pek kimse cok etkilenmiyor ama guzel bir atmosferi var ve aksam ust katta guzel bir eglence oluyor
Stanton Social - Lower East Side
--French Soup Dumplings ve burgerlari oldukca guzel. Yemek yemek yerine ust katta barinda bir seyler de icebilirsiniz, guzel bir kokteyl menusu var.
Sindicato De Cocineros - Williamsburg
--Yemeklerinin her biri ayri guzel. Meksika yemegini atistirmalik seklinde degil de adam akilli tatmak isteyenler icin ideal bir yer. Gossip Girl'den Dandan Humphrey'i gormek isterseniz Cuma ve Cumartesi gunlerini secin.
Gönderen
Selin
0
yorum
Memleketini ozleme konusuna girersem cikamayacagim icin, her tur ozlem yaratacak konseptten sakinan bir insan oldum.. Oyle aklima zeytinyagli yemekler ; yakin arkadaslarla gecirilen mutlu zamanlari filan aklima getirmiyorum... Onlar orada duruyor, ben gelince tadina bakiyorum gibi konumluyorum ama bu sefer kacamadim memleketi ozleme durumundan.. Hem de cok acaip bir yerde yakalandim: Tuvalette.. Cikinca telefonumun not defterine yazdigim notu aynen paylasiyorum
Bu Amerika'li kizlarin algilari pek acik degil.. Kenara cekilmesi icin uyuz bir vurguyla soyledigim "ekskuizzzz miiii" lafinin derinligindeki 'sizi sevmedim, begenmedim, onaylamiyorum" detaylarini anlamayip,gayet normal "Aaa Pardon" demesiyle beni salak edip, ayni zamanda da istedigim mesajin yerine ulasmamasiyla, yurdumun antipatik* kizlarini ozledim..
Ayrica manyak misin neden tuvalette kizlara 'sizi sevmedim, begenmedim, onaylamiyorum" vurgulu laflar ediyorsun derseniz... Aslinda pek de insanlari yargilamam ama sanirim ben ulkemin kadinlar tuvaletinde boyle gordum... Kimi kadinlardan aldigin elektrikle ; karsilikli -tabi ki sessiz ve temassiz- hirlasma ve elektrik sacma durumu.
Neyse sonuc sudur ki; ulkemin antipatik kizini Amerika'nin antipatik kizina tercih ediyorum. En azindan algisi acik; kendini biliyor ve antipatikliginin arkasinda duruyor... Buradan Mevlana'nin bir sozunu su anda kadinlar tuvaletini kullanan tum Amerika'lilara armagan ediyorum: Oldugun gibi Gorun, ya da Gorundugun gibi ol!
*Antipatik derken, yurdumun tum kizlari antipatik demek istemedim tahmin edersiniz. Demek istedigim o 1 metrekarelik alanda, sozsuz, temassiz antipati yaratan kizlar.
Gönderen
Selin
0
yorum
Otuzlarina gelmis ve "It's not You, It's Me" aciklamasini hic yapmamis veya hic maruz kalmamis bir insan kaldi mi bu hayatta bilmiyorum.
Dudaga hafif, kulaga agir iki cift laf...
Cumleyi tersinden okuyunca, hafiflige yapilmis sozlu bir darbe...
Gönderen
Selin
0
yorum
Gönderen
Selin
2
yorum
Elif Safak'in - Firarperest kitabinda minik bir foto-alinti yaptim. Aslinda alinti yapmamin sebebi yaziyi kendim icin her yerden ulasilir hale getirmek. Olurda bir kere daha karsima cikan bir "büyük ego" olursa, blog adresimi verip, BKZ: Elif Safak - Büyük Aşk, Büyük Nefret ; ltfn okuyunuz seklinde gerekli yönlendirmeyi yapabileyim.
Yazi bence cok iyi bir analiz ve özunde karmasik bir konunun duvara anlatsan anlayacak kivamda yalinlastirilmisi...
Gönderen
Selin
0
yorum
Universitedeki Contemporary Turkish Politics kitabimin gelecek versiyonu gozumun onune geldi. 29 Temmuz 2011'de Genelkurmay Baskani ve cok sayida ust duzeyin askerin emekliligni istedigini yaziyordu; altinda yatan sebepleri ve sonuclarini siraliyordu. Gozumu kapattim, kitaptaki o sayfalarin netlesmesi icin kendimi zorladim ama olmadi.. Orada madde madde siralanmisti oysaki ama goruntu netlesmedi ve gorememedim. Hadi gorememeyi gectik, akil bile yurutemedim.
Ama bu en heyecanli yerinde reklama giren diziler gibi hissettirmedi bu durum. Hatta korkuttu, urkuttu.. Asker kelimesi bile beni hep guvende hissettiren bir kelimeyken; yanina emeklilik; gitmek kelimeleri eklenince anlami dusup, yokus asagi yuvarlandi ve kalabalikta annesini babasini kaybeden bir cocugun ayagina carpip durdu. Ikisi de guven duygularini kaybetmis, buyuk gozlerle etrafa baktilar...
Anne ve babasinin onu birakmayacagina emin cocuk, ebeveynlerinin kotu adamlar tarafindan mi kacirildiklarini, yoksa kotu adamlara yakalanmamak icin kactiklarini dusundu...
Ben yine gozlerimi kapattim, kitaptaki o alt kosedeki yazilari gormek icin bir kere daha zorladim kendimi ama yine olmadi...
Gönderen
Selin
0
yorum
Yine yaz aylari ve yine iç ses isyanda.. Calişmaya dirençli.. Tüm gün yere paralel ; denize sıfır kitap, internet, güneş arasinda gidip gelme ve özünde onemli olmayan işler yapma sevdasinda..
Gönderen
Selin
0
yorum
Prada'nin 2011 gozluklerinde bu modele bayildim!! Tesadufen Prada'nin onunden gecerken, "e bir bakayim" demeden edemedim ve gozlugu denedim. Daha ilk haftasindan urunun sadece beyazinin kalmasina gicik bile olamadim cunku yuzumun ne kadar ufak oldugu ve bunun yani sira gozlugun ne kadar buyuk oldugu gercegi ile aynada bakistik. Satis gorevlisinin -Rezalet oldu; cikar cikar- bakislarina dayanamayarak gozlugu yavas hamlelerle, istemeyerek masaya biraktim..
Bu gozluklerinde petite'ini yapsaniz diyorum.... Biz de insaniz!
Gönderen
Selin
0
yorum
Bazı iyi hisleri korumak icin, üzerine şu futbolcularin bacaklarina sıktıkları soğutucu spreyden sıkıp dondurmak gerekiyor.
Gönderen
Selin
0
yorum
Herkesin hayal etmeye hakki var:)
Denemek isteyenler urunu Amazon'da bulabilirler
Gönderen
Selin
1 yorum
Bu yazi Turkiye'de calistigim ve gozlemledigim markalar ve calisma yapilariyla ilgili uzun bir incelemenin urunu. Temelinde dijital iletisimde basarili olmak icin ne yapmak gerektigini ajans - marka iliskisi bazinda anlatiyor.. Umarim begenirsiniz
Pazarlama, reklam ve medya dünyasının dijital sularında disiplinli bir serbest stil yüzücüsüyken, bir uçak seyahati ile bir baktım ki Atlantik'in soğuk sularında yüzmeye başlamışım. Bulunduğum, büyüdüğüm topraklar adına kutunun dışında düşünmeye çalışırken, zaten kutunun dışında kalmışım. Düşünmek -sadece düşünmek- çaba harcamadan kutunun dışından gözlemleri kucağıma bırakmış. Ben de, hazira konduğum bu gözlemleri sizlerle paylaşmak için tuşlara vuruyorum.
Vurduğum tuşlarla, tuşlara en çok vurulan insanların yaşadığı kurumsal hayatın minik bir kısmına değinmek istiyorum çünkü bulunduğum noktadan en güzel kutunun o kısmını görebiliyorum. Kutunun bu dijital pazarlama, reklam ve medya kısmında bir sürü marka, iletişim fikri, görseller, kodlar, web siteleri, internet reklamları havalarda uçuyor. Bu uçuş, günümüz çağında uçan bir çok cisim gibi insanlar talep ettiği için, insan tarafından yaratılıyor, planlanıyor, işletiliyor, üretiliyor, takip ediliyor, başlatılıyor, bitiriliyor, sonuçlandırılıyor. Kendisi dijital olsa da, henüz insan doğasını anlayacak bir akıl olmadığı için onu ve arkası insan, sağı solu fazla mesai dolu olan bir dijital pazarlama fabrikası. Konumuz fabrika girişi ve çıkışı esnasında sobelenen markalar, yöneticiler, ajans sakinleri, ilçe yönetimleri.
Devami icin tiklayin..
Gönderen
Selin
1 yorum
Pulse New York 2011'den notlarim:
Mark Moore:
- Bazi resimler o kadar gercek ki, yanina gidip fotograf mi diye bakiyor insan
http://www.markmooregallery.com/
Molly Dilworth:
- Times Square'de yer alan dalgalari kendisi yapmis. Cok etkileyici gorunmese de, bence Times Square'deki kalabaligin dalgayla eslestirilmesi iyi bir fikir
http://www.mollydilworth.com
Gegory Euclide:
- 3 boyutlu calismalari ve kullandigi materyal, onune gidip noluyor diye baktiriyor.
http://www.gregoryeuclide.com/
Trey Speegle:
- Evime veya ofisimde olmasini kesinlikle isteyecegim resimleri var. Stella McCartney icin yaptigi resim muhtesem!
http://www.treyspeegle.com
Ala Ebtakar:
- Iranli olusunun icerdigi detaylar muhtesem. Fotograf uzerinde calistigi parcalar muhtesemdi... Evimde olsun isterdim
http://www.torandj.com/
Jorge Mayet:
- Aklimda tek kalan, ucan agaclar.. Ama yakindan bile bakinca gercekten ucuyorlar..
http://www.designboom.com/
Isidro Blasco
- Uc boyutlu bina calismalari inailmaz
http://www.isidroblasco.com/
Matthew Cox
- Rontgenlerin bir kismina yapilan orgu buyuleci..
http://matthewcoxartist.com/
Heather Gwen Martin
- Otelim veya cok odali bir evim olursa, bir odasina iddiali bir renk katabilmek icin koymak isteyecegim bir parca
http://www.luisdejesus.com/
Jens Schubert
- Ilk metal tabakalardan kalip cikartip, sonra uzerine bir kac kat calisilan degisik bir teknik.. Yakindan resimlerinde oldugundan daha guzel gorunuyor
http://www.artslant.com/
Gönderen
Selin
0
yorum
Taaaa 2006 yilinda yazdigim Kadinlara Hediye Alma Kilavuzu yazim hala blog'da en cok okunan yazilardan biri.. Oyle olmasina cok sasirmiyorum, kadina hediye almak , vermek cidden zor bir sey. O zaman yazdigimin hala arkasinda duruyorum ve bir daha Kadınlar için yazılan hiç bir kılavuzun tüm kadınları kapsamadigini hatirlatmak istiyorum! ama ne yapilmamasina yonelik karsima cikan sahane bir ornegi paylasmak ve en azindan bu yaziyi okuyacak erkekleri boyle hatalar yapmaktan sakinabilirim.
Bir kiz arkadasimin yeni cikmaya basladigi erkek arkadasi dogum gununden sonra "Sana cok yaratici bir hediye verecegim, daha hazir olmadi birazcik daha bekle" diyor.. Merak dorukta bekleyis surerken 'yaratici' kelimesinin altina girebilecek sonsuz secenekten hangisi olduguna yonelik akillar yurutuluyor. Gun geliyor, gozlerini acabilirsin direktifi ile gordugu karsisinda, yuzunde Istinye Park'ta oglen yemek yemege gelen orta yas ve uzeri kadinlardaki Botox'un verdigi donma ifadesi olusuyor ve ifade yuzunde sabitleniyor. Karsisinda, beyaz kurk ceketinin gozkusagi renklerine boyanmis sekilde buluyor.
Arkadasim olayi anlatirken hala bir sok icerisinde ve olayi nereye koyacagini pek bilemez haldeydi.. Ceketin resmini gordum ve agzimda olusan "aaa" ifadesi bir sure yok olamadi. Beyaz kurk buradaki resimdeki kumasi andirir bir hal almisti... A harfi ile arkadasligim ve yasadigim sok gectikten sonra aslinda olay aklima geldikce gulmekten kendimi alamadigimi itiraf ediyorum. Neye guluyorsun derseniz, cidden cok da emin degilim. Bunun gercek bir olay olmasina guluyor olabilirim...
Neyse asil noktaya gelirsek, demek ki neymis:
1) Kadinlarin kendine ait esyalarinda kalici izler birakacak hediyelerden sakiniyormusuz
2) Hediyemiz icin onden "yaratici" gibi kelimelerle reklam yapmiyormusuz. Bir kadinin yaratici kelimesinden bekleyebileklerine bir erkegin yaraticiliginin kolay kolay yetebilecegini dusunmuyorum
Not: Bu hikayeyi magdurundan izinli yazilmistir
Gönderen
Selin
0
yorum
Uzun suredir gordugum en guzel sinema sitesini sizlere takdim ediyoru: Mombo. Mombo her sinema sitesi gibi filmlerle ilgili degerlendirme, fragmanlarini sunmak gibi temel bir islevi var ancak filmlerin degerlendirmelerini, Twitter'da film hakkinda yapilan Tweet'lerden ediniyor. Arkadaslarinin filmle ilgili tweet'leri varsa yanlarina eslestiriyor ve filmle ilgili haber sitelerinde cikan yorumlari listeliyor . Izledigin fimleri puanladiktan sonra sevecegin diger filmleri anlamaya basliyor ve onlari siraliyor. Baska baska diye dusunuyorum ama daha ne olsun, bu kadarina bile harika! Samimi, temiz ve gercekci! Bayildim...
Gönderen
Selin
0
yorum
Sanat galerilerine internetten ulasabilmek, hatta galeri ile sohbet edip internetten istenilen parcalari almak harika bir fikir.. Yaptin mi derseniz hayir henuz yapmadim ama fikre, uygulamasina bayildim.. 22 -30 Ocak 2011 arasinda Vip Art Fair'de, istediginiz kadar dolasabilir, dunyanin her yerinden bir cok galeriyi gezebilirsiniz...
Gönderen
Selin
0
yorum
Fendi gozluklere asik oldum... Bana yakisacagina cok inanmiyorum ama cani gonulden benim olsunlar istiyorum!
Gönderen
Selin
0
yorum
Gecen sene Mayis ayinda, Erdem Moralıoğlu tek tarafli tanismam sonrasinda, gozumun uzerinde olacagini soylemistim ama gozumu oyle cok oraya buraya cevirmeye gerek kalmadan kendisini gorebilir oldum. Harper's Bazaar'in Amerika baskisi Subat ayinda, kendisine 2 sayfa ayirmis.. Kendisine direkt Ingiliz modaci denilmesine hafif bozulmus olsam da, dergide atilan baslik ve ayrilan 2 sayfa pek keyifli...
Gönderen
Selin
0
yorum
Son dakikaci insanlarin yeni yil dilekleri de son dakika oluyor.. Pesinden kovalayan akreple yelkovan beyindeki dopamin seviyesini tetiklemeden yeni yil dilekleri , parmaktan, dudaktan, klavyeden veya tuslardan dokulemiyor..
Yelkovan akrebi doverken, kenardaki sutunun arkasina saklanan ben, saglik, mutluluk, huzur afislerinin golgesinde , golgeyi yaratan siluetleri ariyorum. Polisiye romanlar misali geriye sayan dakikalar esnasinda hafif stresli ama gunlerdir biriktirilen ipuclarina guvenerek afislerdeki yuzlerin, resimlerin, olaylarin izini suruyorum
Zaman daraliyor, akreple yelkovanin kavgasi bitene kadar cozume ulasmasi gerekenler icin topladigim ipuclarini beyaz tahtaya yapistiriyorum, Amerikan polisi edasiyla uzaktan bakarak inceleyip analitik yontemlerle mutluluk, saglik ve huzur golgesinin nereden dustugunu bulmaya calisiyorum..
Biriktirilen onlarca ipucundan ve emek harcanan takip surecinden sonra insanin eline ufak bir liste geciyor.
Onceki seneden daha mutlu, huzurlu ve saglikli olma listesi...
Ve hayat, kimi zaman listedekileri Emine Bedel tarifiymiscesine bire bir uyguladigim, kimi zaman teoride calisan ama uygulamada fire veren, kimi zaman Yasama'dan gecemeyen kurallari barindiran bir akrep yelkovan kavgasi olarak surup gidiyor... Bu gece akrep ve yelkovan uzlastiginda, kadehimi hepimiz icin, binbir hafiyelikle izini surdugumuz yeni listelere kaldiracagim ve 'save as' butonu ile yeni bir klasore yerlestirecegim..
Hosgeldin_ Yeni_Yil_2011.docx
Gönderen
Selin
0
yorum